5 Mart 2012 Pazartesi

SAĞLIK VE AFİYET DUASI

Ruh ve beden sağlığı başlı başına birer nimettir. Yüce
Allah’ın verdiği bu nimetlerin kıymetini bilmek, onları
maddî ve manevî tehlikelerden, zarar verici şeylerden ve günahlardan
korumak her bir mü’minin görevidir. Dua da ruh
ve beden sağlığının korunmasında en önemli manevi unsurlardan
biridir.
* Abdullah İbni Ömer (r.a.) diyor ki; Resûlullah
(s.a.s.)’ın dualarından biri şu idi:

اَللّٰهُمَّ إِنّ۪ى أَعُوذُ بِكَ مِنْ زَوَالِ نِعْمَتِكَ وَتَحَوُّلِ عَافِيَتِكَ وَفُجَاءَةِ
نِقْمَتِكَ وَجَمِيعِ سَخَطِكَ

Okunuşu: “Allâhümme innî e’ûzü bike min zevâli
ni’metike ve tehavvüli ‘âfiyetike ve fücâeti nıkmetike ve
cemî’ı sahatike.”
Anlamı: “Allah’ım! Verdiğin nimetin yok olup gitmesinden,
lütfettiğin âfiyetin bozulmasından, ansızın vereceğin
cezâdan ve senin gazabını üzerime çekecek her şeyden sana
sığınırım.” (Müslim, Zikir, 96; Ebû Davud, Salat, 367)

Peygamberimiz (s.a.s.); sahabeden Enes bin Malik’e,
herhangi bir yeri ağrıdığı zaman, şikayet ettiği yerin üzerine
elini koyup besmele ile şöyle dua etmesini tavsiye etmiştir:

بِاسْمِ الِّٰهل اَعُوذُ بِعِزَّةِ الِّٰهل وَ قُدْرَتِهِ مِنْ شَرِّ مَا اَجِدُ مِنْ وَجَعِي هٰذَا

Okunuşu: “Bismillahi, e’ûzü bi-‘ızzetillâhi ve kurdatihî
min şerri mâ ecidü min vece’î hâzâ.”
Anlamı: ‘Allah’ın adı ile, şu çektiğim acının şerrinden
Allah’ın gücü ve kudretine sığınırım’ de.
Sonra elini kaldır, sonra bu duayı üç beş defa tekrar et.
(Ebû Ya’lâ, Zikir ve Dua, No: 1126)

HELÂL RIZIK - KAZANÇ DUASI


Kişinin kimseye muhtaç olmadan hayatını sürdürebilmesi
ve çoluk çocuğunun nafakasını temin edebilmesi için
meşrû yoldan çalışıp helâlinden kazanması dinî bir görevdir.
Bu görevi yerine getiren kimse Allah’a ibadet etmiş
olur. Aynı şekilde yasaklara ve sınırlara uyarak haramdan
ve haksız kazançtan sakınmak da, Allah’a karşı gösterilmesi
gereken bağlılık, kulluk ve dindarlığın bir göstergesidir.

Bu itibarla Müslümanlara düşen görev; kulluk bilinciyle
helâl kazanç temin etmek için gayret göstermek, ayrıca
bu hedefine ulaşabilmek için de dua edip Yüce Allah’tan
yardım istemektir.
Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerim’inde bu konuda bize şöyle
güzel bir dua öğretiyor:

وَارْزُقْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ

“Verzüknâ ve ente hayrur-râzikîn.”
Ey Allah’ım! Bizi rızıklandır. Sen rızıklandıranların en
hayırlısısın.(Mâide, 5/114)

Hz. Ali (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Resûlüllah
(s.a.s.) da kendisine şu duayı öğretti:

اَللّٰهُمَّ اكْفِن۪ي بِحَلاَلِكَ عَنْ حَرَامِكَ وَاغْنِن۪ي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ

Okunuşu: “Allâhümme’kfinî bi-helâlike ‘an harâmike,
veğninî bi-fadlike ‘ammen sivâke.”
Anlamı: “Allah’ım! Bana helâl rızık nasib ederek haramlardan
koru! Lütfunla beni senden başkasına muhtaç etme!”
(Tirmizî, De’avât, 110)

DUANIN USUL VE ADABI


Dua her zaman ve mekânda; her hâl ve şartta söz gelimi;
Yürürken, otururken ve yatarken yapılabilir. (Yûnus, 10/12).
Nitekim bir ayette şöyle buyrulmuştur:

اَلَّذِينَ يَذْكُرُونَ الٰهّلَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلَى جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فِي خَلْقِ
السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هٰذَا بَاطِلًا سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ
النَّارِ

Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken
Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.
‘Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, Seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru’ derler.” (Âl-i İmrân, 3/191)

Usul ve adabına uygun bir dua; sadece dil ve dudaklarla
yapılmaktan ibaret olmamalı, kalp ve rûh da duaya
katılmalıdır. Eller, dil ve gönül hep birlikte Allah’a yönelmelidir.
Dua esnasında korku ve ümit birlikte bulunmalı,
candan ve yalvararak, ihlâs ve samimiyetle istenmelidir.
Dua gönülden, gizlice ve alçak sesle, günahlara pişmanlık
duyularak, kıbleye yönelerek ve Allah’ın adıyla başlanarak
yapılmalı, dua esnasında dinî şuur yoğunlaştırılmalı,
kabulü için acele edilmemelidir. Duanın kabul edileceğine
inanılarak ısrarla duaya devam edilmelidir. Ayrıca isteğini
Allah’a arz etmeden önce Allah’a hamd-ü senâ, Peygamberimize
de salât-ü selâm getirmelidir. Abdest alınmalı (Tirmizî, De’avât, 125), mümkünse kıbleye dönülmeli, dua cümleleri üç defa tekrar edilmelidir.

2 Mart 2012 Cuma

MAUN SURESİ VE ANLAMI


OKUNUŞU: Era'eytellezî yükezzibü biddîn. Fezâlikellezî, yedu'ulyetîm. Ve lâ yehüddü alâ ta'âmilmiskîn. Feveylün lilmüsallîn. Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn. Ellezîne hüm yürâûne. Ve yemne'ûnelmâ'ûn.

ANLAMI: (Ey Muhammed) Dini yalan sayanı gördün mü? Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur. Vay o namaz kılanların haline ki: Onlar kıldıkları namazdan gâfildirler. Onlar namazlarıyla gösteriş yaparlar. Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.

MAUN SURESİ HAKKINDA;
          
Kur'ân-ı Kerîm'in yüz yedinci sûresidir. Genel kabule göre Mekke devrinin ilk yıllarında inmiştir. Adını son âyetindeki "mâûn" kelimesinden alır. Bu kelime "zekât; komşular arasında sıkça ödünç alınıp verilen çeşitli ev eşyası" anlamlarına gelmektedir.
Kısa bir sûre olmasına rağmen Mâûn sûresinde inkarcıların, din konusunda samimiyetsiz ve iki yüzlü insanların ahlâkî ve içtimaî kötülüklerini tanıtmak suretiyle Önemli mesajlar verilmiştir.

Sûre, içeriğinin önemine muhatapların dikkatini çekmek maksadıyla, "Dini yalanlayanı gördün mü?" şeklindeki soru ifadesiyle başlamaktadır. Bu âyetin, Mekke müşriklerinden olan ve kıyameti inkâr eden As b. Vâil hakkında nazil olduğu rivayet edilmektedir. Daha sonra, dini asılsız saymanın insanın ahlâkında meydana getirdiği olumsuz etkilere yetimlere karşı şefkatsiz davranıp onları hor görme örneğiyle vurgu yapılır. Kur'ân-ı Kerîm'in başka âyetlerinde de yetimlerin mallarının ve haklarının korunup gözetilmesine dikkat çekilmektedir. Ardından gelen âyette kınayıcı bir üslûpla yoksulların yiyeceklerini ken­dileri sağlamadıkları gibi başkalarını da buna özendirmekten uzak duranlara işa­ret edilir. Âyette "yoksulları doyurmak" yerine "yoksulun yiyeceği" denilmek suretiyle varlıklı olanların malında yoksulların haklarının bulunduğu belirtilmektedir. Nitekim bu husus, "Onların mallarında isteyenin ve yoksulun hakkı vardır" mealindeki âyette de ifade edilmektedir.

Sûrenin son dört âyetinde ibadetlerine riya karıştıranlar, iyiliğe engel olanlar veya yoksullardan ihtiyaç duydukları şeyleri esirgeyenler kınanmıştır. İbn Abbas'tan nakledilen bir rivayete göre 5. âyette, yalnız kaldıklarında namazı terkedip başkalarıyla birlikte iken namaz kılan münafıklar kastedilmiştir. Bu âyette namazı ciddiye almayan, eğlence kabilinden namaz kılan kimselere dikkat çekildiği şeklinde de yorumlar mevcuttur. 

Son âyette dini asılsız sayanların "Maun"a da engel oldukları belirtilmiştir. Mâûn kelimesinin sözlük anlamından hareketle bu âyette, âhireti inkâr eden kimselerin başkalarına küçük fedakârlıklarda dahi bulunmayacak kadar bencil bir karakterde oldukları vurgulanmaktadır. Sûrenin en önemli mesajı, Allah'a gönülden ibadet etmekle toplumsal hayatta yardımlaşma, şefkat ve merhametin dindarlık bakımından bir­birinden ayrılamayacağı hususudur.

15 Şubat 2012 Çarşamba

HER HASTALIĞIN MANEVİ İLACI

Resulü Ekrem (s.a.v.)’ in şöyle buyurduğu rivayet edilir:


‘’ Cebrail Aleyhisselam bana öyle bir ilaç öğretti ki, o varken ne başka bir ilaca muhtaç olurum, ne de doktora ‘’


Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali
‘’ O ilaç nedir ey Allah’ ın Rasulü? Bizim ona ihtiyacımız vardır. ‘’ dediler.


‘’ Yağmur suyundan bir miktar su alınır. Üzerine Fatiha Suresi, İhlas Suresi, Felak Suresi, Nas Suresi ve Ayet’ el-Kürsi her biri yetmiş kere olmak üzere okunup, akşam sabah yedi gün o sudan içilirse, beni hak peygamber olarak gönderen Allah’ a yemin ederim, bana Cebrail dedi ki:


‘’ Bu sudan kim içerse, Allahü Teala onun vücudundan her türlü hastalığı giderir. Onu bütün hastalık ve sancılarından kurtarır. Kim o sudan karısına içirip onunla cima ederse Allah’ ın izniyle hamile kalır. Göz ağrısını, sihri giderir. Balgamı keser, göğüs ve diş ağrılarını ve çok yemek yemekten meydana gelen ağırlığı, susuzluğu, idrar tutukluğunu giderir. O kimse kan aldırmaya muhtaç olmaz. Bunun faydaları saymakla bitmez. ‘’
( Alıntıdır )
43 Things Tags: ,,, Technorati Tags: ,,,

13 Şubat 2012 Pazartesi

DUANIN GERİ ÇEVRİLMEDİĞİ YER VE ZAMANLAR

* Ezanla kamet arasında yapılan dualar
* Harp meydanında yapılan dualar
* Gece yarısından sonra yapıla dualar
* Yağmur yağarken yapılan dualar
* Kabe-i Muazzama görüldüğü zaman yapılan dualar
* Rüzgar eserken yapılan dualar
* Zeval vaktinde yapılan dualar
* Arefe günü yapılan dualar
* Recep ayının ilk gecesi yapılan dualar
* Şaban ayının onbeşinci gecesi yapılan dualar
* Cuma gecesi yapılan dualar
* Bayram gecelerinde yapılan dualar
* Ramazan ayında yapılan dualar
* Kur’ an-ı Kerim hatmedildiği zaman yapılan dualar
* Farz namazlarından sonra yapılan dualar
* İnsanların gaflet içinde bulunduğu sırada müminin duası
* Allah Teala’ dan başka kimsenin bulunmadığı ıssız yerlerde yapılan dualar
* Bütün arkadaşları kaçtığı halde düşmanın karşısında yalnız kalan kimsenin yaptığı dualar
* Allah korkusundan vücudun titrediği ve gözlerin yaşardığı zaman yapılan dualar
* Berat ve kandil gecelerinde yapılan dualar
* Seher vaktinde yapılan dualar
* Arafat’ ta yapılan dualar
* Müzdelife’ de yapılan dualar
* Mültezime ve Hacerül Esved’ de yapılan dualar
* Zemzem suyu içilirken yapılan dualar
Technorati Tags: ,, LiveJournal Tags: ,, 43 Things Tags: ,, BuzzNet Tags: ,,

12 Şubat 2012 Pazar

GUSÜL ABDESTİ NASIL ALINIR

Gusül, Allah'u Teâlâ'nın müslümanlar için emrettiği en önemli maddî-manevî temizlik biçimidir. Cenâb-ı Hak, "Eğer cünüb iseniz yıkanıp temizlenin" buyurmaktadır.Gusül, tepeden tırnağa kadar vücudun her tarafını hiçbir yer kuru kalmayacak şekilde yıkamaktır. Namaz için alınan abdest "küçük abdest" kabul edilerek, gusle "büyük abdest" veya "boy abdesti" adı  verilmektedir.
Guslün daha çok manevî bir temizleme aracı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü vücudumuzun herhangi bir yerinde görünür bir pislik veya kir-pas olmasa bile cünüb olan kimsenin ibadetlerini yerine getirebilmesi için mutlaka gusletmesi gerekir. Ayrıca gerekli şartları  yerine getirilmeyen yıkanma, ne kadar itinalı yapılırsa yapılsın guslün yerine geçmez ve bununla cünüblükten kurtulmak mümkün olmaz. Cünüb olan kimse ilk fırsatta gusletmeye çalışmalıdır. Bu durumda ancak, içinde bulunduğu namaz vaktinin çıkmasına kadar müsaade vardır; daha fazla geciktirilmesi günâh kazanmasına sebep olur.


Gusül Ne Zaman Farzdır?
Erginlik çağına gelmiş her müslüman erkeğin ve kadının şu durumlarda boy abdesti alması farzdır.
1) Cünüplük; yani cinsî münasebet, ihtilam ve ne şekilde olursa olsun meninin (sperm) şehvetle vücut dışına çıkması.
2) Kadının âdet görmesi ve lohusalık hâlinin sona ermesi.

 
Guslün Farzları Nelerdir?
I) Ağza su alıp boğaza kadar çalkalamak.
2) Buruna su çekmek ve yıkamak.
3) Tepeden tırnağa bütün  vücudu yıkamak.

 
Gusüle Nasıl Niyet Edilir?
Gusülde niyet Şafii’de farz, Hanefi’de ise sünnettir. Niyet, kalpten geçen mana demektir. Bu itibarla, yıkanırken, “cünüplükten temizlenmeye niyet ettim” diye kalbinden geçirmesi dahi niyettir. Mutlaka diliyle de söylemesi gerekmez. Bu yüzden, denizin kenarından geçen kimse kaza ile suya düşse de bedeninin tümü ıslansa gusül yapmış kabul edilir. Niyet etmemiş olması gusle engel teşkil etmez. Yeter ki, bedeninde kuru yer kalmamış olsun. Yine de “niyet ettim cünüplükten temizlenmeye” demek şüpheden kurtulmaya sebeptir.
 
Gusül Abdesti Nasıl Alınır

- Gusletmek isteyen kimse önce besmele çekerek gusle niyet eder.
- Ellerini bileklerine kadar yıkar ve üzerinde yapışıp kurumuş bir şey varsa onları temizler.
- Sonra herhangi bir pislik olmasa bile avret yerlerini  ve uyluklarını yıkar.
- Sonra sağ avucu ile ağzına bolca su alarak iyice çalkalar; bunu üç defa tekrar eder; oruçlu değilse suyun boğazına ulaşmasını sağlar.
- Sonra yine sağ eli ile burnuna üç defa su çekerek iyice temizler.
- Bundan sonra namaz abdesti gibi bir abdest alır.
- Şayet yıkandığı yere su toplanıyorsa, ayaklan, abdest alırken değil gusülden çıkarken yıkar.
- Abdest aldıktan sonra, önce başına, sonra sırayla sağ ve sol omuzlarına üçer defa su döker.
- Her defasında vücudun her tarafını iyice oğuşturur. Hiçbir yerinin kuru kalmaması için dikkat eder. Bunun için saçlarının, sakallarının diplerine, küpe delikleri, oyluklar ve kaş diplerinin ıslanmasına, göbeğinin içine suyun ulaşmasını sağlar.
- Eğer vücudunun bir yerinde, herhangi bir yaradan dolayı ilaç veya sargı varsa ve fazla su bunlara  zarar verecekse, bunların üzerinden suyu hafifçe geçirmekle yetinir; bu da zarar verirse sadece eliyle üzerini mesheder.
 
Guslü Gerektirmeyen Haller
Henüz şehvet duygusu oluşmamış ve bulûğa ermemiş çocuğun cinsî yakınlaşmada bulunması. Tenâsül uzvundan şehvetle açık bir sıvı hâlinde meni akması. Cinsî bir şehvet duyulmasına rağmen meninin dışarıya çıkmaması. Şehvetten, başka bir şeyden (hastalık, heyecan vs.) dolayı meninin akması, kızın bekâretini gidermeyen cinsî bir yakınlaşma (çünkü kızlık zarı haşefenin sünnet yerine kadar girişini engeller). Bu gibi durumlarda gusül farz değildir.


Gusletmeleri Farz Olanların, Gusülsüz Olarak Yapmaları Caiz Olan Hususlar
Zikretmek; tesbih etmek; salât ve selâm getirmek Kur'an ayetlerini kelime kelime öğretmek Dua maksadıyla Kur'an'dan ayetler okumak Kelime-i şehâdet getirmek Kur'an'a bakmak Bitişik olmayan bir kap içerisinde bulunan mushafa dokunmak Uyumak (Cünübün abdest aldıktan sonra uyuması daha iyidir). Cünüp iken yemek yeneceği veya içileceği zaman elleri yıkamak ve ağzı çalkalamak gerekir. Bunların yanısıra, Ramazan'da cünüp olarak sabahlayan kimse veya gündüz uyuyarak ihtilam olan kimsenin orucu bozulmaz.
Flickr Tags: ,,,,, Technorati Tags: ,,,,, LiveJournal Tags: ,,,,





11 Şubat 2012 Cumartesi

ABDEST NASIL ALINIR


Abdest alırken niyet etmek
Abdest alırken ilk önce ‘ Niyet ettim ALLAH rızası için Abdest almaya ‘ denilerek niyet etmek gerekir.
1. Elleri 3 kez yıkamak
Eller en az 3 kez yıkanmalıdır.Elleri 1 kez yıkamak farzdır fakat üç kez yıkanması gerekir.Eğer su yetmeyecek kadar ise 1 kez yıkanabilir.Eller yıkanırken parmakta yüzükler varsa çıkarılmalıdır.Bunun sebebi, eğer yüzük takılı ise abdest suyu deriye gitmeyebilir.
2. Ağza 3 kez su vermek
Dolu dolu ağza 3 kez su verilip, yıkanmalıdır.Eğer ay ramazan ayı ise ağzımıza verdiğimiz suyu, hemen ağzımızın ucu ile alıp boşaltırız.Bunun sebebi, oruçlu olmamızdandır.Ağza su verilirken, sağ elin baş parmağı ile ağzın sağ tarafını, şahadet parmağı ile de sol tarafı mesh edilmelidir.
3. Burna 3 kez su vermek
Burna 3 kez sağ el ile su verilir, sol el ile de her su verildikçe sümkürmek gerekir.Dolayısı ile burun temizlenmiş olur.
4. Yüzü 3 kez yıkamak
Yüzü, tüy bitiminden, kulak yumuşağından ve çene altından itibaren 3 kez yıkamak gerekir.
5. Kolları 3 kez yıkamak
İlk başta sağ kol, sonra ise sol kol 3 kez yıkanır.Yıkama işlemi, avuca alınan su, kol ile dirsek bölümü arasında dökülerek tamamlanır.
6. Başı Mesh etmek
Kitaplar, Avuca alınan su ile başın dörtte biri mesh edilir der.Tekrar, şahadet parmakları veyahut küçük parmaklarla, kulaklar mesh edilir. Baş parmaklar ile de kulağın arka kısımı mesh edilir.
İki elin arka tarafları ıslatılıp, ense mesh edilir ve başı mesh etme işlemi biter.
7. Ayakları 3 kez yıkamak
Ayaklar topuklar, parmak araları ve dirseklere kadar 3 kez yıkanır.Yıkama işlemi sağ ile başlar, sol ile son bulur.

Technorati Tags: ,, Flickr Tags: ,, 43 Things Tags: ,,

10 Şubat 2012 Cuma

CUMA GÜNÜ OKUNACAK DUA

Lailahe illallah Cuma’nın sebebiyle, Muhammedün Resullullah gerek yüzün gölgesiyle dünya ve ahiret muradımı ver.
Melekler duasıyla, Ya vedüdüm, entel maksudum, Kulhüvellahü ehad, bin bir kere ya samed, cennet kapılarını aç, benim günahımdan geç.
Benim günahım varsada senin gibi halikim var. Muhammed Aleyhisselam dostum var.
İlahi kabre vardığım gece lütfeyle, yalnız kaldığım gece bilmediğimi bildir. Kabrimi nur ile doldur. Kevser şarabına daldır, ulu cemalini göster.
Gece gündüz yalvarırım sana dünya ve ahiret muradımı ver bana.
Rabbim Allah, fikrim zikrullah, kalbimin nuru Resullullah, evvelim Allah, ahirim Allah, La ilahe illallah Muhammedün Resullullah.
Cuma gibi günümüz var. İslam gibi dinimiz var. Muhammed gibi şahımız var. Allah dedim, dostum dedim, 99 ismine mühür vurdum, üstüne.
Sırrım sübhanım Allah, derdim dermanım Allah, gafil kuluna gam düşmüş, yetiş imdadımıza ya Muhammed.
Kulhüvellahü ehad, bin bir kere ya samed, ya Allah, ya Muhammed umarız senden şefaat.
Lailahe illallahtır özüm, Muhammed Mustafadır sözüm, ihlas-ı şerif ile yıkadım yüzüm. Ayetele kürsü için sen kabul eyle sözüm.
Bugün Cuma günüdür. Dinim İslam dinidir. Dinimin İslam dini olduğuna, yetmiş binin nısfına, mühürledim üstüne.
Lailahe illallah üç muradım var, biri cennet, bir ırmak diyarını görmek. Aç cemalini göster diyarını.
Ya Resullullah! Aman yarabbi ya rabbena her halimiz malumdur sana, gece gündüz yalvarırım sana. Her zaman sana muhtacım, cemalini göster bana.
Cennetine davet et Allahım kabrimizde rahatlık, sıratta selamet, tatlı canımız sana emanet, son nefesimizde selametler ihsan eyle.
Kabir suallerimiz ahsan eyle, cennetinle cemalini cümleyle beraber bana da nasip eyle.
Lailahe illallah selalar duası için, Muhammedün Resullullah arşı ala gölgesi için hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara edalar ihsan eyle Ya Rabbim.
Elif Allah, Nur Muhammed tez selamet.
Ya Celil, etme zelil, gönder delil. İlahi Yarabbi hacetimi rahmet deryasını ulaştır, duaya açılan elleri icabete eriştir.
Allahım senden başka kimsemiz yoktur. Lailahe illallah arşı alaya Muhammedün Resullullah şükür Mevlaya.
Yarabbi yarabbena her halim malumdur sana, cenneti alada cemalini göster bana.
Lailahe illallah günahlarımız af eyle, Muhammedün Resullullah makamımı nur eyle.
İlahi Yarabbi son nefesimde kendime malik olmadığım zaman bu duamı sana emanet ederim.
Selatü selaya yolladım Mevlaya, sen cümlemizin muradını ver gelecek Cuma’ya.
Lailahe illallah ve cellehü edası ile, Rabbim muradımızı ver melekler duası ile.
Lailahe illallah kalbimizi karartma, rızkımızı azaltma, kabrimizi, daraltma, senden başka kapı aratma, muhannete muhtaç etme.
Lailahe illallah imanla sabır, Muhammedün Resullullah azapsız kabir.
Allahım beni af eyle, her derdimi def eyle, rızkımızı bol eyle, kabrimizi nur eyle, sual meleklerinin cevabını muktedir eyle.
Evvelim Allah, ahirim Allah, kalbimde beytullah Lailahe illallah Muhammedün Resullullah. “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve rasûlühü” diyerek çene kapatmak nasip eyle Yarabbi.
Allahım şeytanın şerrinden, kabirdeki yılanlardan, çıyanlardan, ölümün dehşetinden, kabirin azabından, sıratın zulmetinden muhafaza eyle Allahım.
Ölümün hayırlısını, üç ayların birisini, Yasinin yarısını okurken ölmeyi nasip eyle Yarabbi.

9 Şubat 2012 Perşembe

MUCİZELER YARATAN DUA

AYET-EL KÜRSİ

OKUNUŞU: Allahülailahe illa hüvel hayyül kayyum,late'huzühu sinetün vela nevmün,lehu mafissemavati ve mafil ardı,men zelleziy yeşfe-u ındehu illa biiznih yalemü mabeyne eydiyhim vema halfehüm vela yühıtune bişey'in min ılmihı illa bimaşae,vesia kürsiyyühüssemavati vel'arda vela yeudühu hıfzuhüma vehüvel aliyyül azim.
MANASI: Ondan başka ilah olmayan Allah,hay ve ka
yyumdur(ezel ve ebedidir).O'nu uyuklama ve uyku tutmaz.Göklerde ve yerlerde olan şeyler O'nundur.İzni olmaksızın O'nun yanında şefaat eden yoktur.Halkın önünde ve arkasında olanı(istikbal ve maziyi) bilir.İnsanlar O'nun ilminden,O'nun isteğinden başkasını ihata edemezler.Kürsisi semaları ve yeri içine alır.Onların hıfzı O'nu (Cenab-ı Ecelli Ala'yı)yormaz.O,pek yüksek ve büyüktür.

AYETE-EL KÜRSİ'NİN FAZİLETİ

Allah'ın Resulü buyurdu:
"Bir Ayet-el Kürsi okumak bin ayet okumaya bedeldir."


Yine bir hadisi şerifte:
"Bir mü'min,Ayet'el Kürsi'yi okursa,Cenab-ı Ecelli ve Ala ervah-ı mü'mininin kabirlerini nurlandırır,vasi kılar.Okuyana da ecri azim verilir.Her harfi için bir melek halk olunur.Okuyan kimse için kıyamete kadar istiğfar ederler..."buyurdu.
 

Resulüllah Efendimiz:
"Muhakkak Ayet'el Kürsi'nin lisanı vardır.Bir mü'min Ayet'el Kürsi'yi okuduğunda,Arş-ı Ala'nın altında secdeye kapanır.Kendisini okuyanın Rabbül Aleminden affolunmasını ister..."buyurdu.
"Ayet'el Kürsi'de yedi kale vardır..."buyurmuşlardır.Hulusi kalple bir tane Ayet'el Kürsi okunursa,iç içe yedi tane kale içine girmiş kadar manevi kuvvet kazanılacağını Resulüllah Efendimizin bu hadisi şeriflerinden anlaşılmıştır.Daha fazla okuyanın durumunu buna göre kıyas etmelidir.Bu Ayet-i Kerime'nin hikmet,azamet ve esrarırından dolayıdır ki,Cenab-ı Fahri Alem (s.a.v.) e yetmiş bin melaike-i kiramla nazil olmuştur.
Resulü Ekrem:
"Kur'an'da en büyük ayet;Ayet'el Kürsi'dir.Bir kimse okursa Allah ona bir melek gönderir.Ertesi günü okurduğu saate kadar o kimsenin hasenatını yazar,seyyiatını mahveder.." buyurdu.
 

NAMAZDAN EVVEL AYET-EL KÜRSİ

Ayet'el Kürsi namazdan evvel okunursa,huzurla kılınır.Şeytan vesvese vermez.Ve yaklaşamaz.Ayet'el Kürsi'yi okuyanı, Allah Teala cümle kaza ve belalardan,tehlikelerden,şeytanın şerrinden muhafaza eder.Şeytanın yetmiş türlü tuzağı vardır.Eğer bunlardan Allah(C.C.)ya sığınıp Resulüllah Efendimiz'in öğrettiği dualar okunmazsa insanın imanını alırlar.
 

EVDEN ÇIKARKEN AYET-EL KÜRSİ

Resulüllah Efendimiz:
"Her kim evinden çıkarken Ayet'el Kürsi'yi okursa,evine dahil olana kadar Allah Teala'nın tahtı himayesindedir.Ayet'el Kürsi okunan eve otuz gün şeytan giremez,kırk gün sihirbaz erkek ve kadın giremez.Ya Ali(r.a.),Ayet'el Kürsi'yi çocuklarına,zevcelerine,komşularına bu ayeti öğret,bundan daha büyük bir ayet nazil olmadı.Bir kimse yatacağı vakit Ayet'el Kürsi'yi okursa,Allah Teala kendi nefsini,komşusunu,komşusunun komşusunu ,evinin etrafında bulunan evleri,her türlü fenalıktan emin kılar.Sözlerin efendisi Kur'an'dır.Kur'an'ın efendisi Sure-i Bakara'dır.Sure-i Bakara'nın efendisi ise Ayet'el Kürsi'dir..." buyurdu.
Diğer hadis-i şerifte:
"Her kim evinden dışarı çıktığında Ayet'el Kürsi'yi okursa,Cenab-ı Hak o kimse için yetmiş bin melaike vazifelendirir,onun için istiğfar ederler.Evine avdetinde de okursa Cenab- Hak o kulundan fakirliği kaldırır."
 
  
AYET'EL KÜRSİ'Yİ ÜZERİNDE TAŞISA

Eğer bir kimse Ayet'el Kürsi'yi üzerinde taşırsa Allah Teala'nın izniyle her türlü afat ve cinnilerin şerrinden korunur
SABAHLARI OKUMAK
Hz.Ömer buyuruyor:
"Bir kimse sabahleyin yatağından kalktığında,Ayet'el Kürsi'yi bir defa okursa,her okuyuşunda önüne,arkasına,sağına,soluna,altına,üstüne,içine sekizinci ile de kendini halka içine alırsa,o gün o kimseye hiç kimse zarar veremez.Evinin önünde kıyamet kopsa,haberi olmaz.Maddi ve manevi ne kadar kuvvete sahip olduğunu kendisi müşahede edecektir."


AYET-EL KÜRSİ'NİN ESRARI

Bir kimsenin,bir zalimin yanında haceti olur da ondan korkarsa,yanın agiderek Ayet'el Kürsi'yi okuyup"Ya hayyü ya kayyumü ya bediassemavatı vel ardı ya zel celali vel ikram" ve (Yarabbi,bu ayet-i kerime ve içindeki esma-ı ilahinin hürmetine bu zalimin dilini bağla,ağzını kilitle,hakkımda iyilikten başka birşey konuşmasın) der de zalimin yanına girerse,Cenab-ı Hak o zalimi dilsiz kılar.Allah Teala'nın izni ile ondan zarar gelmez.
Kalp ağrısında ,nefes tutulmasında,ciğer ve karın ağrılarında Ayet'el Kürsi'yi,temiz bir tabağa üçer defa yazar da temiz su ile yazıyı imha eder de içeceği vakit(Hangi dert için içiyorsa mesela karın ağrısında emin olmak için içiyorum)der içerse,Cenab-ı Allah Ayet'el Kürsi hürmetine o kimseyi o dertten şifaya kavuşturur.
Bir kimse Cuma günü ikindiden sonra Ayet'el Kürsi'yi ıssızbir yerde 17 defa okursa,daha evvel kendisinde olmayan haller oluşur.O anda dua etse,duası kabul olunur.